5 Ağustos 2013 Pazartesi

Savaşın ateşinden sefaletin kucağına





Suriye’deki iç savaştan kaçarak önce Urfa’ya ardından da İstanbul’a gelen ailelerin yaşadıkları fakirlik ve verdikleri yaşam mücadelesi yürek burkuyor.

İç savaşın yaşandığı Suriye’de savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınanların da durumu içler acısı.
Çok sayıda Suriyeli’ye ev sahipliği yapan İstanbul’daki mülteciler adeta yaşam savaşı veriyor. Eminönü’nde 300-400 liraya kiraladıkları tek göz odalarda insanlık dışı şartlarda barınan Suriyeliler, su satıp temizliğe giderek hayatta kalmaya çalışıyor.


Eminönü’nün birbirine benzeyen daracık ara sokaklarından birinde, yerin altına açılan bir kapıdan içeri giriyoruz. Kapıyı açmamızla birlikte insanın burnunun direğini sızlatan bir koku duyuyoruz. Yaz güneşinden karanlığa açılan kapıdan girince karşılaştığımız manzaranın şoku karşısında 1-2 dakika hareketsizce kalıyoruz. Her şeye karşın gülümseme ve heyecanlarını yitirmeyen çocukların etrafımızı sarmasıyla kendimize geliyoruz.

16 Temmuz 2013 Salı

Suriyeli doktorlar kamplarda çalışabilecek

Yabancı sağlık meslek mensuplarının Türkiye'deki özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarını düzenleyen yönetmelikte değişiklik yapıldı. Değişiklikle, Suriyeli sağlık meslek mensupları Suriyeli sığınmacıların barındığı kamplarda görev yapabilecek.

Aralarında doktor ve hemşirelerin de bulunduğu Suriyeli sağlık meslek mensupları, sığınmacıların barındığı kamplarda görev yapabilecek.

Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye'deki Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Reyhanlı'nın 'günah keçileri': Suriyeli mülteciler

Reyhanlı’da 51 kişinin ölümüne neden olan patlamaların ardından bölgede Suriyeli mültecilere karşı öfke de arttı.

 Türkiye, saldırıların ardında Suriye istihbaratına bağlı grupların olabileceğini iddia etti ancak Suriye bu iddiaları yalanladı.

 Halk, öfkesini Suriye plakalı araçlardan çıkardı. Bölgeyi saran öfke dalgası nedeniyle yüzlerce Suriyeli mülteci, şiddet nedeniyle kaçtıkları ülkelerine yine “yeni bir şiddet” korkusuyla geri dönmeye başladı.

 


http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2013/05/130515_vid_wyre_davies_reyhanli.shtml

14 Mayıs 2013 Salı

Suriyeli mülteciler


Birinci Körfez savaşından sonra Halepçe’den kaçan Kürtlere başta sınırlarını açmayarak ciddi bir direniş gösteren Türkiye’ye karşılık Suriye’den kaçan mültecilere en başından itibaren “açık kapı” politikası uygulanması başlı başına takdire şayan bir davranış olmuştur.
 Bunda belki Halepçe’den kaçanların bir gecede 468.000 gibi son derece ciddi bir sayı olmasına karşılık Suriye’den gelişlerin uzun bir zamana yayılarak ve küçük sayılabilecek gruplar halinde oluşları önemli olmuş olabilir. Bunun yanı sıra Türkiye güncel hükümetinin dış politikasının o tarihte ve bu tarihte konumlandığı nokta ve aldığı stratejik kararlar böylesi bir sürece denk düşmüş olabilir. Bunu ve bu kararın arkasındaki asıl motivasyon kaynaklarını biz tam olarak bilemiyoruz ancak bu dış politika konularından ve siyasi konumlanmadan ayrık olarak bizim mülteciler lehine alınmış (ve zaten uluslararası sorumlu olduğumuz hukukun bir gereği olarak da) bu tavır nedeniyle bir mülteci hakları örgütü olarak mevcut açık kapı politikasından hoşnut olmamızdan başka bir düşünce içinde olmamız beklenemez.

28 Mart 2013 Perşembe

Toplu Sınırdışının Sorumluluğu Çok Ağır


Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ, Akçakale’deki çadırkentte protesto gösterisinde bulunan 600 Suriyeli sığınmacının sınırdışı edilmesini, “dünyada çok çok az örneği olan, çok büyük insan hakları ihlali potansiyeli taşıyan bir davranış” olarak niteledi.
Suriyelilerin kaçmasına neden olan iç çatışmalar henüz sonlanmadığına dikkat çekti ve sorumluluğunun çok ağır olduğunu hatırlattı.
“Bunun sorumluluğu çok ağır. Çatışma bölgesine gönderilen Suriyelilerin başına gelebilecek herhangi bir insan hakları ihlalinde Türkiye’nin de hem hukuken hem insani olarak sorumlu olduğunu unutmamak gerekir.”

Hukuki boşluk
Görendağ kamplardaki bir protesto gösterisinin yaptırımının bu olmaması gerektiğini, zaten toplu sınırdışının hiçbir zaman olumlanamayacağını, hiçbir devletin hakkı olmadığı vurguladı.
Görendağ’a göre, Suriyeli sığınmacılar Türkiye’ye ilk geldiklerinde de bir hukuki boşluk, statü boşluğu vardı. Türkiye Suriyelilere geçici koruma vermişti.